21 Nisan 2013 Pazar

Bora ile Gezmeler : Urla

Anneciğim geçen ay İzmir'e yaptığımız kısa gezinin en güzel bölümünü yazdı. Okumak isteyenler buradan okuyabilirler :  Bora ile Gezmeler : Urla

Bora kokulu öpücükler...
:)




Babamın Pastası

Babacığımın doğum gününü kutladık geçtiğimiz ayın sonunda. Canım babacığım hiç göstermese de  30 yaşına girdi! Ne kadar büyük bir sayı, ne de büyük bir yaş "30" değil mi?
Ama zaman hızlı geçiyormuş deyip duruyorlar ya bana da öyle geliyor. Ben dünyaya geleli 17 ay olmuş uuvvv!!! Düşünebiliyor musunuz 17 ay? Ben de göz açıp kapayıncaya kadar 30'ü görür müyüm acaba? :)

Babacikom şiirsiz doğum günü kutlaması olur mu hiç? Bak annemle bu yıl senin için hangi şiiri okuyoruz? :


Mutlu Yıllar
Bu gün dünyayı istediğin bir renge boya
Rengârenk batan günü al karşına
Bir renk de kendinden kat
Çocuklar gibi saf, temiz ve berrak
Kapat gözlerini bir hikâye yarat
Vazgeçme hissedilir biraz da sıcaklığını kat
Kalbindeki elleri bırakma sıkıca tut
Çünkü varlıktır sevgiye en güzel kanıt
Yalnızlığın saltanatını sür, sür ama
Birikmiş sevginden, herkese bir parça ver
Bir tebrik, bir arama bin umuttur insana
Mutlu yıllar, mutlu yıllar sana …
Can YÜCEL


Mutlu yıllar tekrar canım babacığım! Seni çoooook seven oğlun Bora...


Bora Terlik Show

Güzel bir Pazar akşamından herkese selamlar!
Ben bugün annecik ve babacıkla evde vakit geçirdim, bir ara anneanneme ve Ender Dayım'a gittim Koca Ananemle. Biraz resim yaptım, yazı yazdım, biraz da terlikleri giyip giyip dolaştım, geçen haftasonu yaptığım gibi! Evde benden başka terlik giyen görürsem tahammül edemiyorum açıkçası! Hepsini tek tek çıkarttırıp ben giyiyorum.

Biliyor musunuz, "anne, baba, dede, abba, hadi gel" sözlerinden sonra öğrendiğim ilk kelime "GANEM" oldu. İkincisi de "KAKAL" oldu. (Ganem = Kalem, Kakal = Çatal) Annemle babamın sakince oturup TV izledikleri veya kitap okumaya çalıştıkları bir anda pat diye "GANEEEEM!" diye bağırmak en büyük zevkerimden biri :) E hep onlar mı yazıp çizecek? Krem rengi koltuklar hayal gücümü ortaya çıkartmak için beni bekliyorlar! :)

Bora kokulu öpücükler...


19 Nisan 2013 Cuma

Bora ile Gezmeler : Seferihisar - Bademler Köyü

Bora Bebek'ten kocamaaaan,sımsıcak bir günaydın!
Umarım gününüz ve haftasonunuz çok, çok güzel geçer...

Anneciğimin "Bora ile Gezmeler : Seferihisar - Bademler Köyü" yazısını okumak için tıklayın...

Herkese Bora Bebek'ten saygılar, sevgiler... :)


15 Mart 2013 Cuma

Bora'nın Yeni İmajı

Ta ta ta taaaaaaaaaaam!
O sapsarı kıvırcık saçlarım gitti, şimdilik kısacık sarı ve karizmatik saçlarımla baharı karşılamaya hazırlanıyorum. Annem son günlerde pek bir sosyal! O nedenle ben uyumadan yeni saç tıraşımla fotoğrafımı çekmeyi başaramıyor bir türlü, sanırım evin içinde sürekli yarış ve dans halindeyken fotoğrafa da pek sıra gelmiyor :)
O yüzden o baştaki "Ta ta ta taaaaaaaaaaaam" a kanıp bandanasız fotoğraf göreceğinizi sandıysanız yanıldınız :)


Belki bu haftasonu anneciğe sizin için birkaç poz verebilirim :) Siz de yakışmış mı yakışmamış mı bana söylersiniz :)



Biliyor musunuz, hepinizi çok özledim!

Haftasonunuz harika, güpgüzel, taptatlı, baldan tatlı geçsin...Bora kokulu öpücükler :)

17 Şubat 2013 Pazar

Bora Gezmeleri

Bayadır gezip gezip yazmaya vakit bulamadığını fark etti Bora bebeğiniz..."Yazmak" diyorum ama siz onu "anneye yazdırmak" olarak düşünün :) Geçenlerde Gözde Abla ile Emre Abiler'e kahvaltıya davetliydik. Emre Abi ve Gözde Abla'nın ilgileri, oyunları sayesinde günüm öyle güzel, öyle eğlenceli geçti ki neredeyse eve dönmek istemeyecektim.


Kahvaltının ardından Bağdat Caddesi'nde turlarken bu küçük müzik grubuyla karşılaştık. Emre Abi'nin kucağında ne da kadar ilgiyle ruhumu beslediğimi görebilirsiniz. Müziğe ilgisi olan, türlü dans figürleriyle her fırsatta coşan bir bebek olduğumu biliyorsunuz zaten :) 


Kışın ortasında böyle güzel havayı bulmuşken deniz havası almadan geri dönmek olmazdı tabi. Caddebostan Sahil'de denize, ufka dalan, kah gülen kah romantikleşen Bora Bebeğinizi görebilirsiniz : 


Güneşi gören herkes dışarı çıkmıştı sanki o gün. Sahil cıvıl cıvıldı. Spor yapanlar, bisiklete binenler, bebeklerini gezdirenler, hatta küçük çaplı piknikler yapanlar  bile vardı... Bu tonton kediyi de deniz kıyısında güneşlenirken buldum ve kendisini görür görmez çığlıklar atmaya başladım. Kendisi pek bir rahat görünüyordu, rahatını hiiiiiç bozmadı :)