40 uçurma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
40 uçurma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2012 Salı

Bora'nın Kırk Uçurması (Pınar Teyzesinde...)

Biliyorum merak içindeydiniz bir süredir; "Bora Bebek nerelerde?" diye düşünüyordunuz. Malum havalar iyice soğudu, iyi beslenmeli, kendime iyi bakmalıydım. Hastalık sebebiyle ertelenen "40 Uçurma Merasimi"mde enerjik ve zinde olmalıydım! Yoksa annecik beni hiiiiçbiryerlere götürmez, insan içine çıkarmazdı!

Annem beni dışarı çıkarmak için düşünedursun, sevgili Pınar Teyzem (Pamuk Teyzem) ne yaptı ne etti hem annemi ikna etti, hem de diğer teyzelerime de uyan bir gün için "40 Uçurma" gününü organize etti. Eeee böylece gelmiş geçmiş en pamuk "40 annesi" de kendisi oldu :)

Biraz gecikmeli de olsa hayatımın 60. gününde Pınar Teyzemin güzel evinde nihayet kırkımı uçurabildik! Ohhh bee, üstümden büyük bir yük kalktı sanki! Cümbür cemaat heyecanla beklediğimiz, gülüş-cümbüş geçen o günde bakın minik bünyem neler gördü, neler yaşadı :



Güneşli bir pazar sabahına maaile uyanıldı, yollara düşüldü. Sevgili babacığım binbir telaşla koşturan annemin isteği üzerine evden neredeyse bana ait tüm eşyayı arabanın bagajına yüklemişti, içimiz rahattı. Neyse ki yolda buluştuğumuz Hande Teyzem'e arabada oturacak kadar yer kalmıştı!

Her zamanki güler yüzüyle bizi sokakta karşılayan Osman Amcam ile babam kısa sürede hamağımı kurdular, sonra birdenbire gözden kayboldular.


Pınar Teyzem'in anneme verdiği süslü & kırmızı kutu annemi çok mutlu etti. 


Bakın kutudan neler neler çıktı? : 
Pınar Teyzem'in sevgili Şeker Kurabiyeci arkadaşına yaptırdığı birbirinden güzel ve lezzetli kurabiyeler... 

Peki başka neler neler yendi, içildi?

40 annem (Pınar Teyzem) 'in Sezen Anane'nin de desteğiyle hazırladığı mamalar ve ekler, pastalar...Hmm, annemi hep gözledim bol bol yesin, bana da süt olsun diye!
Burcu Teyzem'den cornflakesli leziz ve değişik bir kurabiye... (Tarifi yakında buralarda olacakmış : roomsgardens )


Çekilişler çekildi, kahkahalar atıldı!




Üzerlerinde güzel dilekler olan manidar hediyelerim sahiplerini buldu! E tabi kahkahalar arttı, uyumak imkansızlaştı,uyur taklidi yapmak şart oldu...



Elif Teyzem'in henüz geçmiş olan doğum günü kutlandı, adet yerini buldu :
Kahveler içildi, fallar bakıldı...
Eee çılgın-ergen pozlar da verilmeden olmazdı! :))))



Berna Teyzem gün boyu sayıkladı, en sonunda beni kucağına aldı ve muradına erdi.
Hayatımın ilk ve en özel kutlaması için sevgili kırk annem Pınar Teyzem'e çooook teşekkür ediyorum, pamuk yanaklarından yapabildiğim kadarıyla öpüyorum! Sevgili teyzelerime de her zamanki gibi yanımda oldukları için ve günümü eğlenceli hale getirdikleri için çooook teşekür ediyorum. Hepinizi çooook seviyorum!


6 Ocak 2012 Cuma

Nasıl Geçti Habersiz?..

Bir süredir yeni yıl geliyor diye herkeste ayrı bir hava, ayrı bir sevinç vardı; farketmiştim. Oysa annem ve babamın umurlarında bile değildi gelen yeni yıl! Ne de olsa her gün yepyeni bir gündü onlar için...Konuşmalarından duyuyordum, 2011 onlara çok uğurlu gelmiş. Babam yeni işine başlamış, annem yüksek lisanstan mezun olmuş.Ve bunlar gibi daha birçok güzel şey yaşamışlar bu yılda. En büyük mutluluklarıysa 2011'de anne&baba olacaklarını öğrenmeleri olmuş...

2011'in son aylarında yeni yıl hediyesi olmuşum anne ve babama (...öyle diyorlar) Kimilerine göre yeni yıla nasıl girilirse yeni yıl da öyle geçermiş. Biz de anneciğim ve babacığımla evimizde huzurlu bir şekilde yeni yıla girmeyi hayal ediyorduk. Malum kırkımız da çıkmamıştı henüz! (40'ın gizemi). Yeni yılın ilk günü ise kırkımı uçurmaya gidecektik. Çooook eğlenecektim... Ahh ahhh...

Derken 30 Aralık akşamüzeri beni bir öksürük aldı. Bir halsizlik, iştahsızlık...Hemeeen acile götürdüler beni. Son bir haftada üçüncü kez doktora gidişimdi. Doktor zatürre teşhisiyle hastaneye yatmak zorunda olduğumu söyledi. "Zatürre" kelimesini duyduklarında anne ve babamın surat ifadeleri birden bire değişti. Akciğer filmi için odadan ayrıldığımızda annemin ağlamak üzere olduğunu farkettim. Ardından evden getirilecekler için babamla liste yapmaya çalışan annem bir yandan birşeyler yazıyor, bir yandan ağlıyordu. Oysa ben iyiydim, keyfim de yerindeydi, hiçbiryerim ağrımıyordu. Birkaç gülücük attım anneme. O da ne? Daha da çok ağlamaya başladı! Kadınları anlamak zor, demiş miydim? Yarım saat sonra odamıza yerleşmiştik. Oda çok tanıdık geldi. 36 gün önce dünyaya geldiğimde yerleştiğimiz odanın kopyasıydı. Henüz bilmiyordum 7 gün boyunca o odada annemle hapis kalacağımızı!

7 gün boyunca o odada neler yaşadık...Anne ve babamla kah güldük, kah ağladık; yedik, içtik, uyuduk, çoğu zaman uykusuz kaldık...Hemşire ablaların biri geldi biri gitti, hepsi birbirinden iyi ve ilgiliydi.

Doktorum Sevil Hanım'ı gördüğümde içimi bir sevinç kapladı. Ömrümün ilk 5 dakikasında beni kollarına alan, ömrümün ilk ve en zorlu hastalığında bana bakan, beni iyileştiren canım doktorum Dr. Sevil Elçin Kızılok...İyi ki vardı, iyi ki geldi anneciğime moral, güç verdi; bana sıhhat verdi... Her zamanki gibi güler yüzüyle, pozitifliğiyle, ilgisiyle her geldiğinde küçük hastane odamızın havasını değiştirdi.

Haa bu arada bütün dünya hep birlikte yeni yıla girmiş. Ee doğal olarak biz de girmişiz. Bilmiyorum, nasıl geçti habersiz? Hayal meyal bir sahne geliyor gözümün önüne : Bir tarafta ben, diğer tarafta babam ikimiz de uyuklarken aramızda oturan annemin ellerimizi tuttuğunu ve yaşlı gözlerle ikimizi de öptüğünü görür gibi olmuştum. Kulağımda "Yeni yılın kutlu olsun bebeğim..." diyen dünyanın en güzel sesini duyarak 2011'i 2012'ye bağladım. Kırkımızı uçurduk, yeni yıla girdik...Renkli rüyalar eşliğinde...

Ne mi diliyorum bu yeni yılda? Küçücük ama kocamaaan kalbimle hepimize önce sağlık getirmesini diliyorum yeni yılın. Sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle...


Not : Yukarıdaki fotoğraf yoğun istek üzerine ve herkesin içi rahatlasın diye konmuştur.