Babacığım, bugün ilk babalar günümüzdü. Seni mutlu edecek küçük şeyler yapmaya çalıştık annemle.Küçük şeylerden mutlu olan kocaman kalpli bir babasın sen, annem de öyle der hep...
Biliyorum, her zaman senin söz dinleyen, elini hiç bırakmayan, akıllı-uslu küçük oğlun olarak kalamayabilirim. Seni üzebilir, yorabilirim. Uzaklara gidip kendimi özletebilirim. Seni aramayı unutabilirim. "Babacığım şu an meşgulüm, daha sonra konuşalım" deyip daha sonra aramayı da unutabilirim. Burnunda tüttüğümü, beni ne kadar özlediğini anlayamıyor olabilirim. Bayram sabahlarında sen pencerede beni beklerken ben çoktan tatil yoluna sapmış olabilirim.
"Baba, o işler artık çok değişti. Devir senin zamanındaki gibi değil." deyip sözünü kesebilirim. Teknolojiyle ilgili bir soru sorduğunda "Baba nasıl anlatayım şimdi, sen boşver bunları." deyip konuyu değiştirebilirim.
Büyüdüğümü sanıp tek başıma ayaklarımın üzerinde duruyor da olsam, cevval bir delikanlı, yenilmez bir sporcu, başarılı bir iş adamı, kalemi güçlü bir yazar, fikirleri parlak bir bilim adamı da olsam her zaman senin küçük oğlun olarak kalacağım. Hayranlık uyandıran bir sanatçı olsam, parmaklarım insanları notalarla yeni dünyalara götürse, parlak ışıklar gözlerimi kamaştırsa, büyülü alkışlar başımı döndürse ben yine senin küçük oğlun olarak kalacağım. Heybetli duruşunu, en güzel notalardan daha fazla huzur veren sesini, neşeli gülüşünü arayacağım.
Dünyanın en güzel ülkelerinde gezsem, en güzel renkleri görüp farklı tatları denesem, Yaradan'ın yeryüzündeki mucizelerine bakıp aşka gelsem... Aşık olup sevinsem... Çok çalışıp yorulsam...
Gitsem, koşsam, büyüsem... Kanatlanıp uçsam, uçup gelip yine senin omzuna konsam... Kollarında dinlensem...
Seni çok seviyorum babacığım...
Emre Bora Bebek