bora bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bora bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2013 Pazar

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Prensesi Çok Sevdim

Haftasonu annecik ve babacıkla sıcak hava yürüyüşü yaptık!Annem çorap kutumda aşağıda görebileceğiniz şapkamı bulup bana uzattığında sevinçle "kafkaaaa! (şakpa)" diye bağırıp hemen kafama geçirdim ve aynaya yöneldim. Bu şapkayı diğer birçok şapkamla birlikte geöen yaz almışlar bana, henüz küçülmeden ve tamamen unutulmadan giyebilecek olmama sevindim! Aynada kendime göz süzüp gülümserken anneme yakalanmasam iyi olacaktı :)


Biraz alışveriş, sonra kitapçı... (Her zamanki gibi...) Bu kez anneme alınan kitabı kitapçı abi bana verdi dye çok sevindim. Babacık arabamı sürdükçe kitap poşetini yerde sürüye sürüye gittim, ısrarlara rağmen kimselere vermedim poşeti!
Prensesle yol üstünde karşılatık ve tanıştık. onu görünce öyle heyecanlandım ki!..


Şaşkın bakışlarımdan heyecanım anlaşılıyordur sanırım...O sırada çığlıklarımla ne kadar heyecanlandığımı çevredekilere de duyurdum tabi :)


Tüm heyecanıma rağmen dokunabildim bu Pamuk Prenses'e...Öyle tatlı, öyle tatlıydı ki! Bakın nasıl da mest olmuş bakışlarla önümde duruyor:


Herkese Bora kokulu öpücükler...

21 Nisan 2013 Pazar

Babamın Pastası

Babacığımın doğum gününü kutladık geçtiğimiz ayın sonunda. Canım babacığım hiç göstermese de  30 yaşına girdi! Ne kadar büyük bir sayı, ne de büyük bir yaş "30" değil mi?
Ama zaman hızlı geçiyormuş deyip duruyorlar ya bana da öyle geliyor. Ben dünyaya geleli 17 ay olmuş uuvvv!!! Düşünebiliyor musunuz 17 ay? Ben de göz açıp kapayıncaya kadar 30'ü görür müyüm acaba? :)

Babacikom şiirsiz doğum günü kutlaması olur mu hiç? Bak annemle bu yıl senin için hangi şiiri okuyoruz? :


Mutlu Yıllar
Bu gün dünyayı istediğin bir renge boya
Rengârenk batan günü al karşına
Bir renk de kendinden kat
Çocuklar gibi saf, temiz ve berrak
Kapat gözlerini bir hikâye yarat
Vazgeçme hissedilir biraz da sıcaklığını kat
Kalbindeki elleri bırakma sıkıca tut
Çünkü varlıktır sevgiye en güzel kanıt
Yalnızlığın saltanatını sür, sür ama
Birikmiş sevginden, herkese bir parça ver
Bir tebrik, bir arama bin umuttur insana
Mutlu yıllar, mutlu yıllar sana …
Can YÜCEL


Mutlu yıllar tekrar canım babacığım! Seni çoooook seven oğlun Bora...


Bora Terlik Show

Güzel bir Pazar akşamından herkese selamlar!
Ben bugün annecik ve babacıkla evde vakit geçirdim, bir ara anneanneme ve Ender Dayım'a gittim Koca Ananemle. Biraz resim yaptım, yazı yazdım, biraz da terlikleri giyip giyip dolaştım, geçen haftasonu yaptığım gibi! Evde benden başka terlik giyen görürsem tahammül edemiyorum açıkçası! Hepsini tek tek çıkarttırıp ben giyiyorum.

Biliyor musunuz, "anne, baba, dede, abba, hadi gel" sözlerinden sonra öğrendiğim ilk kelime "GANEM" oldu. İkincisi de "KAKAL" oldu. (Ganem = Kalem, Kakal = Çatal) Annemle babamın sakince oturup TV izledikleri veya kitap okumaya çalıştıkları bir anda pat diye "GANEEEEM!" diye bağırmak en büyük zevkerimden biri :) E hep onlar mı yazıp çizecek? Krem rengi koltuklar hayal gücümü ortaya çıkartmak için beni bekliyorlar! :)

Bora kokulu öpücükler...


17 Şubat 2013 Pazar

Bora Gezmeleri

Bayadır gezip gezip yazmaya vakit bulamadığını fark etti Bora bebeğiniz..."Yazmak" diyorum ama siz onu "anneye yazdırmak" olarak düşünün :) Geçenlerde Gözde Abla ile Emre Abiler'e kahvaltıya davetliydik. Emre Abi ve Gözde Abla'nın ilgileri, oyunları sayesinde günüm öyle güzel, öyle eğlenceli geçti ki neredeyse eve dönmek istemeyecektim.


Kahvaltının ardından Bağdat Caddesi'nde turlarken bu küçük müzik grubuyla karşılaştık. Emre Abi'nin kucağında ne da kadar ilgiyle ruhumu beslediğimi görebilirsiniz. Müziğe ilgisi olan, türlü dans figürleriyle her fırsatta coşan bir bebek olduğumu biliyorsunuz zaten :) 


Kışın ortasında böyle güzel havayı bulmuşken deniz havası almadan geri dönmek olmazdı tabi. Caddebostan Sahil'de denize, ufka dalan, kah gülen kah romantikleşen Bora Bebeğinizi görebilirsiniz : 


Güneşi gören herkes dışarı çıkmıştı sanki o gün. Sahil cıvıl cıvıldı. Spor yapanlar, bisiklete binenler, bebeklerini gezdirenler, hatta küçük çaplı piknikler yapanlar  bile vardı... Bu tonton kediyi de deniz kıyısında güneşlenirken buldum ve kendisini görür görmez çığlıklar atmaya başladım. Kendisi pek bir rahat görünüyordu, rahatını hiiiiiç bozmadı :)



13 Şubat 2013 Çarşamba

14 Şubat'ta Yola Çıkan Bora

Biliyor musunuz, bugün (14 Şubat) benim için çok önemli bir gün! 
Yalnızca sevgililer günü olduğundan değil tabi ki... Anneciğin içine "annelik"in, kalbine Bora'sının aşkının konduğu gün bugün! "Yola çıkma vakti" deyip dünyaya gelmeye karar verdiğim gün bugün."Sevgi" nin günü olmazmış, sevgi söz konusu olduğunda zaman kavramı anlamını yitirirmiş.Sevgi günlere, aylara, yıllara sığmazmış, bir ömre bile sığmaz, kabından taşarmış.
Canım annem, canım babam sizi çoooooooooook seviyorum!
Baldan tatlı Boralika'larından bal anne ve bal babaya kom kom kocamaaaaan sevgiler, sevgililer gününüz kutlu olsun gençler!


26 Ocak 2013 Cumartesi

Diş Fırçalama İsteği

Önce ne yaptıklarına anlam veremiyor, şaşkın şaşkın bakıyordum. Meğer "diş fırçalamak" deniyormuş, sonradan öğrendim. Özellikle annecik dişlerini fırçalarken evin içinde bir o yana bir bu yana yürür, önce ben de peşinden emekler, sonra da tıpış tıpış yürürdüm. Kaşlarımı çatıp uzun uzun inceledim, nasıl yapıldığını anlamaya çalıştım birkaç ay boyunca. Sonunda yeteli bilgi edindiğimi düşününce "Yeter artık ben de dişlerimi fırçalamak istiyorum!" dedim bebekçe. Annecik de anladı :)


Babacığımın kendi için aldığı yeni diş fırçası özenle açıldı, annecik tarafından yıkandı, kontrollü bir şekilde diş fırçalandı! Tabi ki diş macunu kullanmadık, şimdilik fırçayı ağzımın içinde gezindirdik :) Annem fırça tutuş hakimiyetime şaşırdı. Ben de diş fırçalamanın dayanılmaz hafifliğine kavuşmuş oldum! :P Yeni doğmuş inci dişlerimle artık benden mutlusu yoktu!


20 Ocak 2013 Pazar

Bu Tutmuş, Bu Pişirmiş, Bu Yemiş...

"Bora'nın avucuna minik bir kuş konmuş, Bora minik kuşun adına Bülbülika koymuş.."
Bugünlerde annecikle hep avucuma konan kuşları yakalayıp onları şakacıktan yiyor, "hanimiş, hanimiş" yaparken gülmekten katılıyoruz! Ama bugün havanın güzel olduğunu görünce öğle uykusuna yatmamak için epeyce direndim. Beni uyutup uyutup gezmelere kaçan annecikle babacığa biraz taktik yaptım. Beni kuşla böcekle kandıramayacaklarını anlayınca giydirip gezmeye götürdüler.


Saatlerdir beni kah  Pembe Panter'ime sarıltarak, kah Winnie The Pooh'umu kucaklatarak, kah koynuma tahta kaşık sokarak uyutmaya çalışmalarına rağmen ısrarla uyumamıştım. Ama tahmin ettiğiniz gibi arabaya bindiğimizde babamın disco müziklerine rağmen kafamı sallaya sallaya uykuya daldım...Uyandığımda arabamın içindeydim ve bizimkiler keyifli bir şekilde yemek yiyorlardı. "Bensiz keyif olur mu hiç?" Hemen uyanıp kucaklarına zıpladım. Biraz mama yedim, masayı dağıttım, her zamanki gibi biraz garson abilere gülücük attım derken benimle ilgilenen abilerden biri babamın üsteğmenlik zamanından tanıdık bir abi çıktı! Daha doğrusu abi babamı tanıdı. Sonra ayaküstü koyu bir sohbete dalındı. Laf aramızda, ilk askerlik muhabbetine sanırım burada şahit oldum.


Daha sonra kitapçıya uğradık her zamanki gibi. Yine annecik ve babacığın alacağı filmler, kitaplar vardı. "Bırakın beni ben de kendi kitaplarımı seçeceğim!" dedim ve atladım. DVD'leri görünce yine kendmi tutamayıp hepsini tek tek yere atmaya başladım. Elimde değildi, sanki bir yarışma programındaymışım da bir an önce dizili olan tüm DVD filmleri yere atmam gerekiyormuş gibi hissediyordum. Ben DVD'leri fırlattıkça annecikle babacık hızla yerine koymaya çalışıyorlardı. İşte sonunda onların da hafif haylaz, dikkat çekici, ortalığı karıştıran bir çocukları vardı artık! Bu gerçeğin farkına varmış olduklarını anladım gözlerinden. Tam ben bu duygu durumu içindeyken karşıdan görevli bir abi gelerek kibarca DVD'leri düzeltmeye başladı, ben de cebren (anne tarafından) olay yerinden uzaklaştırıldım :)


Bizimkilerin kitap seçmesi ne de uzun sürüyor! Anlayamadım ki neyi inceliyorlar bu kadar! Anne kitap bakarken anneyi, baba bakmaya çalışırken ısrarla babayı istedim hep. Benden başka birşeye ilgiyle bakmalarına tahammül edebilir miyim hiç?
Herşeye rağmen buraya sık sık gelmemiz beni çok mutlu ediyor. Kitap kokusu mu, şimdilik tadını bilmesem de kahve kokusu mu, insanların ilgisi mi, renklerin ilgi çekiciliği mi henüz bilmiyorum ama sanırım ileride burada epey zaman geçireceğim...

9 Aralık 2012 Pazar

Bora'nın İlk Kitapları

Biliyorsunuz çok okuyup çok yazan birer anne-babanın minik entel Boralika'sıyım ben! İlk kitaplarımla sizi tanıştırmakta çok gecikmemeliydim bu yüzden ama oldu bir kere! Son günlerdeki yoğun programım nedeniyle geç de olsa kitaplarım ve ben buradayız! 
(Aynı zamanda blogger izleyicilerini çoooook özleyen bir Bora tatlısıyım. Sizi unuttuğumu sanmayın! Umarım haberleşmeyeli hepiniz çooook iyisinizdir ve çooook mutlusunuzdur :) ) 

İşte, sebzesever bir bebek olarak sebzeleri isimleriyle öğrenmeme yardımcı olan Sebzeler kitabım... Ve uzun süre yüzüne bakmadığım oyuncaklarımın isimleriyle yer aldıkları Oyuncaklar kitabım. Bu kitaplar öyle minik ve şirinler ki 7 aylıktan itibaren bu kitaplarımı rahatça okuyup ısırmaya başlamıştım bile!


"Haydi bana mavi birşey göster. Haydi yeşil bezelyeleri sayalım!" "Kırmızı itfaiye arabasından, rengarenk gökkuşağına, küçüklerimizin yetişkinlerle paylaşabilecekleri cıvıl cıvıl bire renkler kitabı."
Öyle renkli, dopdolu ve sanki gerçeklermiş gibi duran resimleriyle öyle canlı bir kitap ki kitapçıdan aldığımız ilk günden beri "İlk Renkler Kitabım"ı çok ama çok sevdim. Hatta annemler bana kitap seçmeye çalışırken bu kitabı gözüme ben kestirdim ve elimden bırakmadım! Kitabı beğendiğimi gören annecikle babacık sanırım yeter ki kitap aşkım erkenden başlasın diye bu kitabı hemen aldılar...  Kitabımın her sayfasında ayrı bir renk tanıtılıyor ve ilgili renkle ilgili bir sürü objenin resimleri yer alıyor. Ben en çok bu pembeli esmer fıstığın yer aldığı sayfayı beğeniyorum :) Anladınız siz onu ;) Haa bir de eğilip eğilip öptüğüm şirin bir kediciğin resmi olan "turuncu sayfası"nı...

"İlk Sözlüğüm" kitabım ise Anne Sözü blogunun sahibi sevgili Deniz Abla'nın bana hediyesi... İlk Sözlüğüm kitabımdan da farklı kelimeleri ve objeleri eğlenceli resimlerle çoktaaan öğrenmeye başladım bile!


İşte annemin güzel iş arkadaşı Nihal Teyzem'in bana doğum günü hediyesi "İlk Resimli Ansiklopedim : YERYÜZÜ" kitabım.
(Keyifli ve kolay anlatım: Alt başlıklara ayrılan her bölüm, çocuklarınızın merak ettikleri konulara çok daha kolay ulaşmasını sağlıyor. Doğayı ayrıntılı olarak tanıtırken,kendi yaşamları ile çevreleri arasında güçlü bir bağ kurmalarına destek oluyor. İçindekiler : Ormanlar, Otlaklar, Çöller, Tundralar, Sular...)
O kadar güzel, dopdolu ve eğlenceli bir ansiklopedi ki annem iş dönüşü bana verdiğinde gözlerim parladı, hatta lezzetini test edip hemen yalamaya çalıştım bu renkli ansiklopediyi. Annemin gözetiminde biraz resimlerine baktım çünkü sanırım kitabı yemeye çalıştığımı düşünen annem birkaç ay sonra bu ansiklopediyle haşır neşir olmamı uygun buldu :)  Nihal Teyzeciğim bu güzel hediyen için çooook teşekkür ederim :)


21 Kasım 2012 Çarşamba

Sürpriz Hediye Paketi !!!

Biliyor musunuz? Annem benim için bu blogu açtıktan sonra, bizi benim ağzımdan yazmaya başladıktan sonra birlikte öyle güzel insanlarla tanıştık ki... Öyle güzel kalpli, sevgi dolu teyzelerim, ablalarım oldu ki! Bazen etrafımda hurilerle yaşıyormuş gibi hissediyorum :)

Sema Teyzem, benim güzel gözlü, marifetli, yaratıcı, fıstık mı fıstık teyzeciğim blog aleminden tanıdığımız dünyalar tatlısı bir insan...Sema Teyzem Rengarenk (http://corekotum.blogspot.com/) blogunun sahibi...Annem, ben ve Sema Teyzem tatlı tatlı yazışır, yazılarımızla, yorumlarımızla sohbet ederiz. Annem kıvırcık prenses Zeynep Abla'yı, Sema Teyzem de beni çooook sever...



Öyle ince fikirli, öyle düşünceli ki Sema Teyzeciğim benim 1. yaşımın yaklaştığını farkedip benim için birbirinden güzel hediyeler hazırlamış.


Özene bezene benim için güzel bir anı defteri yapmış Sema Teyzeciğim, harika bir kalem ve rozetler de eklemiş. Doğum günümde bu rozeti takacağım Sema Teyze! Öyle şık ve güzel olmuş ki hepsi gözlerime inanamadım! Bugün annem işteyken paket eve geldiğinde Koca Ananem de şaşırdı, paketi açınca çok mutlu oldu.Bana Sema Teyze'nin yazdığı yazıyı okudu ve gözleri doldu, ben de duygulandım ve mutlu oldum tabi ki...

Hemen telefona sarılıp anneciğimi arayıp haber verdik o da çok mutlu oldu!Akşam eve geldiğinde babacıkla ikisi hemen paketi açtılar heyecanla ve bu güzel hediyeleri görünce çok mutlu oldular...


Sema Teyze'ciğim seni çoooook seviyorum. Beni sevdiğin için, düşündüğün için, zahmetler edip güzel ellerinle bu hediyeleri hazırladığın için ve bana yazdığın bu güzel yazı için çok teşekkür ederim. İyi ki varsın ve iyi ki seni tanıdık. İyi ki 1. yaşıma senin gibi beni seven büyüklerimle birlikte giriyorum!

Annem ve ben seni ve Zeynep Abla'yı kocaman öpüyoruz!

Emre Bora Bebek

16 Kasım 2012 Cuma

Kok-lu-yo-rum!

Bugün annemle oyunlar oynayarak başladık güne...Koklama oyunu da son günlerde en sevdiğim oyunlardan biri oldu!


12 Kasım 2012 Pazartesi

Annemin Tatlı Telaşı & Doğum Günü Hazırlığı

Bugünlerde anneciğimin öncülüğünde babamı ve tüm çevremizi saran hafif bir telaş, hafif bir heyecan dalgası seziyorum. Sanırım bunun sebebi yaklaşan doğum günüm!Annem benim farketmediğimi sanıyor ama hiçbirşey gözümden kaçmıyor!Onun bu telaşının sebebi bence hem herşeyin çok güzel olmasını istemesi hem de hazırlıklara yeterince vakit ayıramayacağını düşünmesi...
Bakalım henüz ben de neler yapıyor, neler yapacak tam olarak bilmiyorum. Öğrenir öğrenmez detayları sizinle paylaşacağım :)

O zamana kadar siz de benim bir iki fotoğrafımla ve yanağınıza kondurduğum minik Boralika öpücüğüyle idare edebilir misiniz?

:)
Annecik ve babacıkla klasik alışveriş merkezi ve oyuncakçı gezilerimizden kareler...


Bu fotoğraflarım da geçenlerde Nihal Teyzemlerle gittiğimiz Hatay Sofrası kahvaltımızdan :) Ne yazık ki güzeller güzeli Dide Abla ile fotoğraf çektiremedik. Ama kendisiyle çok eğlendik ve çok hoş zaman geçirdik...


Geçtiğimiz günlerde Burcu ve Elif Teyzemlerle Marmara Forum'da buluşup çok kısa süreliğine de olsa biraz hasret gidermiştik. O gün ele avuca sığmaz bir haldeydim kabul ediyorum! Annemlerin rahatça yemek yiyebilmeleri ve 5 dakikacık da olsa sohbet edebilmeleri için babacıkla kitapçıyı turladık durduk. Ama yeter mi? Ben annemi çoooooook özledim! Sonra yanlarına dönüp "Elif Teyzeee hadi bize birer kahve ısmarla!" deyip  onları Starbucks'a sürükledim!Burada da teyzecikler beni zor zaptettiler. Yol yorgunu olan anneyle baba sohbeti koyulaştırmadan kalkıp eve doğru yol almak zorunda kaldılar!


Veeee tabi canım Poyraz Abi'min 2. yaş kutlaması!.. Poyraz Abi'mle doya doya eğlendiğimiz, coştuğumuz, güzel bir doğum günü kutlaması oldu o akşam. İyi ki doğdun Poyraz Abicim, iyi ki varsın.Birlikte büyümek dleğiyle...




Bu arada haberiniz olsun, nihayet ana kucağından kurtulup araba koltuğuna terfi ettim. Önce pek benimseyememiş olsam da bir iki ağlama numarası yapsam da sonra baktım ki pek rahat, değmeyin keyfime der oldum! Artık yolda giderken kah kitap okur, kah müzik dinler, kah uyurum!.. Haa bir de uyumak üzereyken anneciğim elimi tutsun isterim :)



10 Kasım 2012 Cumartesi

3 Kasım 2012 Cumartesi

Hasır Şapka : Sokak Simitçisi

Bora Bebek'ten herkese iyi akşamlar! Uyku saatimde benden post görünce şaşırmayın, biliyorsunuz demiştim uyusam da ne yapar eder bu küçük işlere ben bakarım ;)

Annemin blogundaki son yazısı için sizi burdan alayım :
Sokak Simitçisi

Herkese şimdiden güzel pazarlar...


31 Ekim 2012 Çarşamba

Kitap Hediyeli Çekiliş

Ay Kızım, Gün Kızım'dan izleyicilerine çok hoş bir hediye var. Biliyorsunuz Bora Bebek kitapları çok sever, annesi-babası da çok severler :) Bu kitap ebeveynler için çok güzel bir kitaba benziyor.
Detaylar için burdan bilgi alabilirsiniz Ay Kızım, Gün Kızım


26 Ekim 2012 Cuma

Hala Bayram!.. :)

Bora Bebek büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden pamuk pamuk öper...
Herkese güzel bayramlar :)

16 Ekim 2012 Salı

Annemin Blogunda Yeni Post

Bora Bebek'ten herkese selamlar!Umarım görüşmeyeli küçük-büyük herkes çok iyidir.
Ben annemlerle birlikte bugünlerde düğün dernek koşturuyorum yine...Yakında kim evlendi, nasıl evlendi Bora Bebek bu işe nasıl katkıda bulundu, anlatacağım. 
Ondan önce okumak isterseniz
annemin blogundaki yeni postlar için sizi burdan alayım : Hasır Şapka 



10 Ekim 2012 Çarşamba

Adamım, Bu Küçük İşlere Ben Bakarım!

"Dilsizler bana danışır,
Kelebeklerin aklı benim.
Gemilerle her gece ben
Çok uzaklardan dönerim."

Uzun uzuuuun uyudum, pembe yanaklı kocaman bebek oldum.Akşam 9'da yattım, bu sabah 5'te uyandım, bu şarkıyı dinledim, mamamı yedim, evet yine uyudum!
Hayali gemimle dilsizlere yardım edip kelebeklere akıl vermeye gidiyorum.Hemen döneceğim!

Kendi küçük, işleri büyük olan; gece yarısı uyanıp yoktan sevda yapan Boranız'dan size günün şarkısı!